EN
Ortak Akıl Konferansı
Kamu ve özel sektörde görülen dış kaynaklı çözüm ortakları ihtiyacı, var olan faaliyetlerin dış kaynaklı çözümler ile daha da etkinleşeceğini ortaya çıkarır.
Arama Konferansı
Arama Konferansı yöntemi, dünyadaki gelişmeler ışığında şekillenen sektörel değişimlerden yola çıkarak, kişi veya kurumların gelecek tasarımlarını biçimlendirir.
Karar Konferansı
Karar Konferansı bir çeşit karar verme yöntemidir. Bu yöntem, Arama Konferansı ile ulaşılan sonuç veya sonuçlar arasından, belirlenen kriterlere en uygun projelerin Analitik Sıralama Yöntemi (AHP) kullanılarak kriter önceliklerine göre sıralanmasına yardımcı olur.
Dialog Konferansı
Kurumlarda iş geliştirme için kullanılan yöntemlerden biri olan Diyalog Konferansı, ortak projelerin hayata geçirilmesi için gereken ön koşulların tespitinde fikir üretilmesine yardımcı olur.
SEKTÖREL HABERLER
2023 Yılında 20 Yeni Elektrikli Araç
General Motors pazartesi günü; Volvo, Ford, Toyota, Audi ve diğer şirketler gibi elektrik vadeden ürünler yapmaya karar verdiklerini ve 2023 yılına kadar 20 yeni elektrikli aracı piyasaya çıkaracağını açıkladı. GM gelecek yıl tamamen elektrikli olacak aracı tanıtmak için kısa vadeli bir plana sahip ve beş yıl içinde, 20 batarya ile çalışan otomobilin tüm bir filosuna sahip olmayı hedeflemektedir. Şirket, GM'nin ilk elektrikli araç olan Chevrolet Bolt'tan çok şey öğrendiğini açıkladı. Şirketin Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Mark Reuss, "Gelecek bir gecede olmaz olsa da, GM, müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayan çözümlerle elektrikli araç kullanımını artırmayı ve kullanmayı taahhüt ediyor" dedi. Şirketin uzun menzilli ve sıfır emisyonlu araç taahhüdü, hidrojen yakıt hücreleriyle birlikte pil teknolojisine yönelik araştırmaları da içermektedir.
Ekonomik Görünüm
Türkiye ekonomisi, yılın ilk yarısında görece güçlü seyrettikten sonra, ikinci yarıda özellikle yılın sonuna doğru belirgin şekilde ivme kaybetme riski barındırmaktadır. Gelecek yıl ise yavaşlamanın bir miktar daha sürmesi beklenmektedir. An itibariyle istihdam seferberliğinin etkisi henüz rakamlara sınırlı yansımışken, önümüzdeki aylarda bir miktar toparlanma beklenmekte. Yine de seferberliğin tek başına sonuç getirmeyeceği, tek haneli işsizlik rakamı elde etmek için büyümede ve yatırımlarda gözle görülür ve kalıcı bir toparlanmanın olması gerekliliği öne çıkmaktadır. Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin TCMB’nin belirsizlik bandının da üzerinde seyretmesi ve temel enflasyon göstergelerindeki katılık, enflasyondaki yüksek seyrin dönemsel olmadığı, hatta son yıllarda alışılan ortalama %8 seviyesinin üzerine sıçradığını göstermektedir. Rapora göre enflasyon, yıl sonunda tek haneli seviyeye gerileyecek ancak %9’lar düzeyinde kalacak. Yaşanan gelişmelere bakıldığında; bütçe açığının, GSYH ’ya oranla %2,1 olacağına ilişkin resmi beklentiyi aşarak %2,5 seviyesinde gerçekleşeceği düşünülürken açığın 2018 yılında ise %2 seviyesinde olması beklenmektedir. 2019 yılının yeni bir seçim yılı olması nedeniyle 2018 bütçesinde belirgin bir sıkılaşma olmayacağı, hatta yeni teşviklerin devreye sokulabileceği öngörülmektedir. Cari açık seviyesinin ise 2017 sonunda 35 milyar dolar seviyesine doğru bir artış kaydetmesi beklenmektedir.
Japonya’da Hayata Geçirilen Muazzam Uygulama: Bitkiye Dönüşen Gazeteler
Yalnızca tüketime dayalı sürdürülen hayat, her geçen gün yaşam alanlarımızı biraz daha işgal ediyor. Ancak Japonya’da hayata geçirilen bir uygulama bu duruma muhteşem bir umut alanı yaratmış. Ülkenin en çok okunan gazeteleri arasında yer alan Mainichi Shimbunsha, klasik gazetelerden farklı olarak bitkisel bir kaynaktan üretilmiş. Yani gazeteyi okuduktan sonra toprağa gömdüğünüz zaman bir süre sonra kendi ana maddesi olan bitkilerin yeşermeye başladığını görebiliyorsunuz. Ayrıca gazetede kullanılan mürekkepler sebze kaynaklı olduğu için tohum görevi gören gazeteye gübre etkisi yapıyor. Her anlamda oldukça çevreci ve sürdürülebilir bir proje olan bitkiye dönüşen gazeteler, her gün ülkenin dört bir yanında insanlar tarafından okunuyor.
Otomotivin Dönüşümü Gittikçe Hızlanıyor
Otomobil endüstrisinin dönüşüm hızı gittikçe ivme kazanırken mobilite tüm Dünyayı etkisine alıp yıkıcı değişikliklere sebep olmakta. Kısa zamanda otomobil sektöründe çarpıcı gelişmelerle birlikte özellikle bu sektörde iş yapan start-uplar yatırımcılar tarafından oldukça ilgi görmekte. İşin içine yapay zekâ uygulamaları da girince sektör, geleceği şekillendirmeye başlamaktadır. İki yılı aşkın süredir sektördeki trendler; otonom araçlar, ortak mobilite kabiliyeti, bağlantı ve elektrikli araçlar olarak şekillenmekte. Otonom sürüş teknolojisi, 2016'da satılan araçların sadece yüzde 1'i temel kısmi otonom sürüş teknolojisi ile donatılmıştı. İlk 10 orijinal ekipman üreticilerinin tahminine göre bu oran 2025 yılına kadar yüzde 80'i bulacak. Ortak mobilite kabiliyeti, büyük bölgeler ve yerel pazarlarda paylaşımlı mobil sağlayıcılar, pazarın yüzde 90’lık kısmını oluşturmakta. 2017 yılında bu sektör, 32 milyor dolarlık bir yatırım gücüne sahip olup bugün Amerika’da yolculuk eden yolcuların yüzde 1'inden azı paylaşımlı mobilite hizmetleri kullanmıştır. Robo-taksi gibi hizmetler hayata geçirildiğinde paylaşılan mobilitenin yüzde 80 civarına bir artışı beklenmektedir. Araç içi bağlantılı hizmetler, Bugün araçların sadece yüzde 12'si gömülü bağlantı çözümleri ile donatılmış durumda ve 1,5 milyar doların altında gelir halen zayıf. Ancak, otomobillerin tüketici için bağlı ağın bir parçası olarak önemi büyürken, daha iyi bağlantı için araba markalarını değiştirmeye hazır ve istekli olan tüketicilerin yüzdesi son iki yılda iki katına çıkmıştır. Elektrifikasyon, 2016'da satılan araçların yüzde 5'inden azı elektrikli araç (xEV) güç aktarma organlarıyla donatılmışken, endüstri 2021'de xEV aktarma organlarıyla donatılmış yeni modellerin yüzde 50'sinden fazlasına sahip olması öngörülmektedir.  Günümüzde pazar, konsolide edilmiş ve tüketicilerin çoğunun kişisel ulaşım ihtiyaçları için kullandığı geleneksel, özel araçların sağlanması üzerinde yoğunlaşmıştır. Değer kaymaları; otonom sürüş teknolojisi, araç içi bağlantılı hizmetler ve ortak hareket kabiliyeti ile ek değer yaratma potansiyeli göz önüne alındığında, gelecekte mobilite manzarası oldukça bozulabilir ve pek çok yeni katman gerektirebilir.
DUYURULAR
GENÇ TÜRKİYE ZİRVESİ 2017
Genç Türkiye Zirvesi 2017 “Dijital Dönüşüm ve Güçlü Türkiye” ana teması ile Türkiye’nin 81 ili ve 165 ülkeden 3 bin öğrenci, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde buluştu. Güçlü Gelecek İçin Dijital Dönüşüm Zirveyle eş zamanlı gerçekleşen, teknoloji ve inovasyon, hızlı tüketim ürünleri, hobi ve eğlence, yurt dışı eğitim ve dil okulları, yayınevleri gibi birçok sektörün yer aldığı GTZ Gençlik fuar alanında sergilenen teknoloji ürünleri ve robotlar da gençlerin ilgi odağı oldu… ‘Dijital Dönüşüm ve Güçlü Türkiye’ ana temasıyla Türkiye’nin 81 ili ve 165 ülkeden 3bin öğrenciyi buluşturan zirvenin ilk gününde konuşan T.C. Kalkınma Bakanı Lütfi ELVAN, ‘Kalkınmış bir Türkiye hedefliyoruz. 11. Kalkınma Planını tasarladığımız önümüzdeki süreçte Türkiye’nin                                                                                                               bölgesinde lider olabilmesi için eğilimleri yakalamayı                                                                                                                 önemsiyoruz.’dedi. Zirvede konuşan PTT Genel Müdürü Kenan BOZYİĞİT gençlere yeni personel alımı yapılacağının müjdesini verdi. ‘Bu yıl içerisinde 40bin çalışana 5bin çalışan daha ekledik. 2018’de 12bin kişi daha alacağız’ dedi. Zirvede dünyanın ilgilendiği STEM+A ve eğitimde Dijital Dönüşüm konusunda Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sencer Çorlu’da konuyla ilgili gençleri bilgilendirdi. Zirvenin stratejik ortakları arasında T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi yer aldı. Gençlerin girişimcilik ekosistemine ait merak ettikleri ile ilgili düzenlenen Start Small oturumlarında, başarılı girişimcilerin hikayelerine de yer verildi. GTZ AKADEMİ ÖDÜLLERİ sahiplerini buldu. GTZ Akademi Ödülleri; Hizmet ve eserleriyle, kültür, sanat, teknoloji, bilim, sanayi ve ekonomi hayatına önemli katkılarda bulunan, Türkiye’nin kültür ve sanatının yüceltilmesi için çalışan kişilerin veya kurumların başarılarını vurgulamak, onları motive etmek ve onurlandırmak amacıyla gerçekleştiriliyor. 2017 yılında da 11 farklı kategoride 10’larca aday, binlerce kişi tarafından oylanan ödüller sahiplerini buldu. Genç Türkiye Zirvesi 5. yılında etkinliğe yeni bir soluk getirerek GTZ Gelecek Atölyesini oluşturdu. Atölye kendi içerisinde Tasarım Odaklı Düşünme Laboratuvarı, Maker Hareketi Laboratuvarı, Gelecek Laboratuvarı ile üç ana bölüme ayrıldı. Bu yıl Genç Türkiye Zirvesi 2017’yle eş zamanlı olarak, eğitimden, kariyere, eğlenceden teknolojiye gençlerin tüm istediklerine cevap verebilecek www.gencturkiye.net de yayın hayatına merhaba dedi.
İş Geliştirme ve Proje Fikir Havuzu Oluşturma Ortak Akıl Konferansı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı ile gerçekleştirilen İş Geliştirme ve Proje Fikir Havuzu Oluşturma Ortak Akıl Konferansı'nda sağlık hizmetlerinin uluslararası standartlara getirilerek bașarı stratejilerin belirlenmesi ve bu kapsamda yapılan mevcut çalıșmaların değerlendirilmesi ile birlikte fikirlerin ortaya çıkması amaçlanarak gerçekleştirilmiştir.
Toplu Ulaşım Yönetim Sistemi Performansa Dayalı Hakediş Modeli Çalıştayı
İETT tarafından gerçekleştirilen Toplu Ulaşım Yönetim Sistemi Performansa Dayalı Hakediş Modeli Çalıştayı'na İstanbul ulaşımına yön veren ve farklı ulaşım hizmetlerini farklı vizyonlarla sunan ulaştırma firmalarının temsilcileri katılmıştır. Üç farklı oturumda gerçekleştirilen çalıştayda katılımcılar mevcut hakkediş sistemi ile bu sisteme alternatif olabilecek yeni hakkediş sistemleri hakkında bilgi karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmuşlar ve yeni bir hakkediş sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda çeşitli fikirler öne sürmüşlerdir.
ÇÖZÜMLERİMİZ
Ürün Standartları
Meyve - sebze gibi taze tüketilmesi gereken ve ortalama ömrü oldukça kısa olan gıda ürünlerin tedarik zincirleri boyunca dikkatli olunması gereken çok sayıda faktör vardır. Bu ürünlerin yetiştirildiği yerden sofralara gelene kadar uzun bir süreç geçmekte ve yapılan bazı hatalardan dolayı israf, yüksek fiyat ve kalitesiz ürün gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Hataların başında müstahsil (üretici), tüccar, komisyoncu, toptancı, taşımacı, perakendeci ve tüketicilerin yanlış tutum ve davranışları gelmektedir. Üreticiyi korumada yetersiz kalan mevzuat, soğuk yapılmayan taşımalar, yetersiz hal koşulları, yeterince adil olmayan ticaret yapısı sistem içinde yer alan tüm paydaşlara görevler yüklemekte ve yeni sistemlerin kurulmasına gerekçe oluşturmaktadır. Bu belirtilen sorunların çözümünde ve zincir içindeki verimliliği artırıcı eylemlerin başında ürünlerin ambalajları ve lojistik süreçler içerisinde elleçleme, taşıma ve kısa süreli depolama sırasında kullanılan kaplar en önemli yeri almaktadır. Zincirin sonunda bulunan tüketicilerin şikayetlerine bakıldığında büyük kısmının ambalajlanmayan yada hatalı ambalajlanan ürünlerden kaynaklandığı görülmektedir. Uygun tasarımlı bir ambalaj ürünü sarmalı, korumalı, tanıtmalı ve elleçleme ve taşıma operasyonlarını kolaylaştırmalı; böylece üreticiden tüketiciye kadar herkesi memnun etmelidir. Ambalajlar ürünün ağırlık, dayanıklılık, boyut, miktar, temin süresi vb. özelliklerine göre farklılık göstermelidir. Ürünü taşıma ve dağıtım sırasında oluşabilecek hem mekanik hasarlardan hem de kötü çevre koşullarından korumalıdır. Özellikle ihracat ürünlerinde mesafe ve süre uzadığından dolayı ambalajın istiflenebilirliği, neme karşı dayanıklılığı ve verimliliği artırma açısından ağırlığı daha ön plana çıkmaktadır. Bunların yanında ambalajın ürünü tanıtması, ürünün cinsi, menşei, markası, üreticisi, taşıyıcısı vb. hakkında bilgi vermesi gibi pazarlamaya dönük fonksiyonları da bulunmaktadır. Mevcut literatür ve uygulamalara bakıldığında sıkça kullanılan ambalaj ve kap türleri: paletler, sandıklar, plastik kasalar, sepetler, mukavva kutular, kağıtlar vb. olarak sınıflanmaktadır. Ürünlerin doğru kap türü seçilerek ambalajlanması sayesinde ürünlerin muhafaza ömrünün uzatılması, uzun mesafelerde daha etkin ve hijyenik olarak nakledilmesi, müşteri şikayetlerinin azalması ve ülke ekonomisinin daha verimli kullanılması gibi olumlu sonuçlar üretecektir. Bu noktada ürün ve ambalaj standartlarının belirlenerek, hem ürünlerin hem de ambalajların sınıflandırılması; sonrasında da bu sınıflar arası eşleştirme yapılarak sürecin standart hale getirilmesi kritik önem taşımaktadır. Dünya ve Türkiye’deki literatüre ve mevcut uygulamalara bakıldığında küresel çapta genel geçerlik gösteren bir standart bulunmamaktadır. Ülkelerin gıda ve standartlar üzerine çalışan kurumlarının ortaya koyduğu bazı standartlar ve coğrafya, iklim, ürün ve müşteri beklentilerini dikkate alan bazı çalışmaları mevcuttur. Ancak Türkiye’de de bu tarz çalışmalar ilgili bakanlık, enstitüler ve akademiler tarafından yapılsa da uygulamaya bakıldığında yeterli seviyede olumlu sonuç alınamamaktadır. İlgili paydaşların bir araya gelip ülke çapında ihtiyaçları ve sorunlu noktaları analiz ederek, rehber niteliğinde bir ürün ve ambalaj standartları dokümanı oluşturması stratejik bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır.
Erişilebilirlik
Şehir yaşamı içinde ulaşım hizmetinin kalitesi hareketlilik, sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik ve dayanıklılık gibi kriterler açısından değerlendirilmektedir. Teknolojinin ilerlemesi, maliyetlerin düşmesi, inovatif yaklaşımların artması ve beklentilerin yükselmesi ile birlikte şehir sakinleri daha hareketli hale gelmekte; bu da toplu taşıma ve özel ulaşım araçlarına olan ilgiyi artırmaktadır. Bununla birlikte yukarıda belirtilen kriterler açısından yaya hareketleri ulaşımın her zaman belkemiği ve elenemeyecek bir aşaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Coğrafyası zorlu ve birim alana düşen nüfusun çok yüksek olduğu metropollerde yayalara yönelik aksiyonların önemi daha yüksek ve bir çok ulaşım probleminin çözümünde ilk sırada yer almaktadır. En kritik nokta ise yayalar ile araç trafiğinin kesiştiği yaya geçitleridir. Engelliler ve dezavantajlı gruplara has özel uygulamalardan ziyade herkes için ulaşılabilirlik bir ilke olarak kabul edilmeli ve en basit çözümlerden en stratejik kararlara kadar tüm kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak hedeflenmelidir. Her ne kadar lokasyona ve ihtiyaçlarına göre çözümlerin farklılık göstermesi doğal olsa da herkes için erişilebilirliğin sağlanamabilmesi amacıyla uluslararası kabul gören standartlara göre yaya geçitleri tekrar gözden geçirilmelidir. Mevcut durum envanteerleri çıkarılarak gerekli rehabilitasyon çalışmaları gerçekleştirilmelidir. Bir yaya geçidi denildiğinde yerel yönetim otoritesi içinde farklı ve çok sayıda birimi ilgilendiren aşama ve kısımlar bulunmaktadır. Elde edilen sonucun etkin olabilmesi için bu birimler arasındaki çalışmanın koordinasyon seviyesi artırılmalı ve ulaşılmaya çalışılan nokta tek elden yönetim olmalıdır. Yapısal ve işletmeye yönelik parametreler olan eğim, genişlik, aydınlatma, güvenlik kamerası, güvenlik elemanı, kullanılan malzeme uygunluğu ve kalitesi gibi tüm detaylarda güvenlik, konfor, çevrecilik, erişilebilirlik gibi temel kriterler esas alınmalıdır.
Akıllı Şehir
Büyük kentlerde yaşanan nüfus artışı, köyden kente yapılan göçler ve diğer nüfus dinamikleri, kent hayatında önemli değişimler yaratmaktadır. Şehir insanının talep ettiği hizmetlerin nitelik ve niceliğinin artması, bu hizmetlerin üretilmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların sınırlı olması, yönetimlerin büyük problemlerle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Özellikle su, hava, doğal kaynakların kirlenmesi ve tükenmesi, karbon ayak izinin giderek büyümesi, trafik sıkışıklığı, gürültünün artması, evsel ve sanayi atıkların yarattığı sorunlar, şehir yönetimleri ve daha büyük ölçekte, devletlerin ana sorunları arasındadır. Akıllı şehirler konsepti; insan gücü, doğal kaynaklar, yönetim yeteneği ve kapasite planlama çalışmalarının gelişmiş teknolojilerle birleştirilmesi suretiyle temel problemlerin çözülmesini ve şehir hayatının optimize edilmesini amaçlayan tüm çabaları ifade etmektedir. Bu konsept yukarıda bahsi geçen tüm sorunların çözülmesine yönelik çalışmalarla zenginleşmektedir. Kilitlenme noktasına gelen trafiğin tek bir merkezden yönetilmesi suretiyle yol ve araç kapasitesini yönlendiren sistemler, insan gücü gerektirmeyen elektronik denetleme sistemleri, hava kirliliğini ölçen ve yöneten sistemler, kentin su yönetimini sağlayan sistemler, elektronik güvenlik sistemleri, uzaktan sağlık sistemleri gibi teknolojik çözümler akıllı şehirler teknolojilerinin çalışma alanları içinde yer almaktadır. İstanbul genelde ise tüm büyükşehirlerin ortak sorunları aynıdır. Sürdürülebilirlik konsepti içinde ihtiyaç duyulan tüm ürün ve hizmetlerin ortaya çıkması için odaklanmış, uzmanlaşmış, geniş bir işbirliği kapasitesine sahip, teknolojiyi çok iyi kullanan ve dönüştüren bir organizasyon yapısına çok önem verilmelidir. Akıllı Şehirler Konsepti üzerinde çalışmak; çok farklı yetkinlik alanlarını bir araya getirmeyi, multi disipliner bir çalışma anlayışını benimsemeyi, değişik teknolojileri kullanma becerisine sahip olmayı ve tüm bu parçaları optimal bir şekilde bir araya getirip yönetmeyi gerekli kılar. Şehir yöneticilerinin yönetim yetkinliği, yönetim kapasitesi, insan kaynağı ve geçmiş birikimleri; akıllı şehirlerin stratejik tasarımı, planlanması ve hayata geçirilmesi bakımından çok yüksek öneme sahiptir.
Savaşın beş kuralı vardır: Ölçme, değerlendirme, hesaplama, kıyaslama ve zafer.
Sun Tzu
Bir akıl iyidir; ama iki akıl daha iyidir.
Anton P. Çehov
Karşılaştığınız sorunu sadece eleştirirseniz iki katına çıkar, düşünmekle kalır iseniz yerinde sayar, fakat soruna çare bulursanız, sorun olmaktan çıkar
Robert Browning
İnatçı bir problem yalnızca alışılmış çözümlerin dışına çıkılarak halledilebilir
Alan Moore