EN
Ortak Akıl Konferansı
Kamu ve özel sektörde görülen dış kaynaklı çözüm ortakları ihtiyacı, var olan faaliyetlerin dış kaynaklı çözümler ile daha da etkinleşeceğini ortaya çıkarır.
Arama Konferansı
Arama Konferansı yöntemi, dünyadaki gelişmeler ışığında şekillenen sektörel değişimlerden yola çıkarak, kişi veya kurumların gelecek tasarımlarını biçimlendirir.
Karar Konferansı
Karar Konferansı bir çeşit karar verme yöntemidir. Bu yöntem, Arama Konferansı ile ulaşılan sonuç veya sonuçlar arasından, belirlenen kriterlere en uygun projelerin Analitik Sıralama Yöntemi (AHP) kullanılarak kriter önceliklerine göre sıralanmasına yardımcı olur.
Dialog Konferansı
Kurumlarda iş geliştirme için kullanılan yöntemlerden biri olan Diyalog Konferansı, ortak projelerin hayata geçirilmesi için gereken ön koşulların tespitinde fikir üretilmesine yardımcı olur.
SEKTÖREL HABERLER
Küresel Isınmada “Üçüncü Derece”
BM iklim müzakerecileri bu ay zirve görüşmelerinde bir araya geldiğinde masada yeni bir rakam olacak: Üç derece. Şimdiye kadar, Paris İklim Anlaşması gibi küresel çabalar, küresel ısınmayı sanayi devri öncesi seviyelerini iki derece üzerinde sınırlamaya çalıştı. Ancak 2100 yılına kadar 3.2 derecelik bir artışa işaret eden yeni göstergelerle, bu hedefe ulaşılamayacağı görüldü. Dünyanın dört bir yanındaki şehirlere yönelik en büyük tehditlerden biri, yüksek sıcaklıklarla kuzey ve güney kutuplarında eriyen buz tabakalarından gelen su miktarının artması ve bunun deniz seviyesinin yükselişine sebep olması. Kâr amacı gütmeyen kuruluş Climate Central'daki bilim insanları, küresel ısınmanın üçüncü derecesinde su altında kalacak bölgelerde 275 milyon insanın yaşadığını tahmin ediyor. Üçüncü derece küresel ısınmanın en çok etki edeceği şehirler arasında Osaka, İskenderiye, Rio de Janeiro, Şangay ve Miami yer alıyor. Değişiklikten zarar görecek bölgelerin dağılımı eşit olmasa da, etkilenecek beş kişiden dördünün Asya'da yaşadığı görülüyor. Bilim insanları üç derecelik artışın etki etmesinin yüz yıllar sürebileceğini ancak büyük bariyerler veya su ayrımları yapılmadığı sürece pek çok şehir, küçük adalar, yerleşim yerleri, ekonomik merkezler ve ikonik yerlerin buz kütlelerinin büyük oranda erimesi sebebiyle deniz seviyesinin altında bırakmasını bekliyor. Yetkililer, hükümetlerin küresel ısınmayı Paris İklim Anlaşması’nın hedef olarak belirlediği bir buçuk ya da en fazla iki derecelik hedefte tutmak için daha fazla emisyon azaltımı sözü vermesi ve politikaların düzenlenmesi gerektiğini düşünüyor.
Nissan’dan Beyin Gücü ile Çalışan Araba
Otomotiv dünyasında film senaryolarını andıran projelerin ardı kesilmiyor. Japonya merkezli araç üreticisi Nissan, dün iddialı bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Şirket, araçların sürücülerin beynindeki sinyalleri yorumlayabilmesini sağlayacak bir çalışmanın sonuçlarını paylaştı. Şirketin Brain-to-Vehicle ya da kısaltılmış hali ile B2V adlı teknolojisi, sürücülerin tepki sürelerini hızlandırmayı vaat ediyor. Bu sayede B2V ile tamamen otonom araçların aksine, sürüş deneyimi yaşamak isteyen sürücülerin daha fazla keyif alması amaçlanıyor. Brain-to-Vehicle (B2V) teknolojisinde beyin aktivitesinin ölçümlenebilmesi için sürücü elektrotlarla kaplı bir kulaklık takıyor. Bu veri ile araç, sürücünün dönme, hız yapma ya da frene basma düşüncesini algılıyor. Araç, beyinden aldığı bu algıyı bir insanın eyleminden 0,2 ila 0,5 saniye önce yürürlüğe koyuyor. Bu, çok kısa bir zaman dilimi gibi görünse de konu araç kullanmaya geldiğinde bu sürenin büyük fark yaratabileceği belirtiliyor. Nissan Başkan Yardımcısı Daniele Schillaci, otonom araçların çok kişisel olmayan vizyona sahip olduklarını söylerken, “B2V teknolojisi tersine, kendi beyinlerinden gelen sinyalleri kullanarak sürücünün daha fazla heyecan duyması ve keyif almasını sağlayacak.” dedi. Nissan, B2V teknolojisini, Las Vegas’ta 7 Ocak’ta başlayacak CES 2018‘de sergileyecek. Şirket, fuarda bu teknolojinin bazı unsurlarını göstermek için sürüş simülatörü kullanmayı planlıyor. Projenin ise 2021’de hayata geçmesi öngörülüyor.    
2018’de Akıllı Şehirleri Etkileyecek 6 Trend
Yeni yıl genellikle birçok alanda yenilenme ve odak noktalarda gelişmeleri beraberinde getirir. Akıllı şehirler için de bu durum böyle işliyor. Yeni bir yılla birlikte, önceki yılın gelişmeleri de göz önünde bulundurularak, şehirleri geliştirme fırsatına sahip durumdayız. Smart Cities Dive, yaptığı çalışma ile akıllı şehirlerin 2018’de takip edeceği trendleri listeledi. İşte o trendler: ADİL İNOVASYON 2017’de, şehrin toplamını kapsamayan bir kaç inovasyon projesi yapan şehirler yerine kapsayıcı bir akıllı şehir planı yapan yönetimlerin sayısı arttı. Bu artış akıllı şehir plancılarının ve sektöre artan ilginin “eşitlik” ilkesi üstünde daha çok düşünmesini sağladı. National League of Cities tarafından yayımlanan araştırma raporunda eşitliğin sağlanması gerektiği vurgulanır. Eşitlik sağlanmadığı takdirde, alt ve üst gelir seviyesi ile ırklar arasındaki farkın açılacağı ve bu durumun istikrarsızlığa yol açacağı belirtilmiştir. ELEKTRİKLİ ARAÇ ALTYAPI GENİŞLETMESİ Elektrikli araçlar kendini topluma kabul ettirme sürecini yıllardır yaşasa da 90’lı yıllardan beri ABD’de popülerdir. Son yıllardaki daha iyi araç bataryaları ve yeşil araç sahipliği için verilen teşvikler, bu alanda odaklanan ilginin artmasını sağlamıştır. Elektrikli araçlar için en büyük engellerden biri şarj istasyonu altyapısının yetersizliğidir. Bazı insanlar elektrikli araçların sadece sahiplerinin kendi mülklerinde şarj edilebilmesinden dolayı benzinli araçlardan daha az pratik olarak görmektedir. Bazı bölgelerde şarj istasyonu kurulması için teşvik ve destekler verilse de bu istasyonlar genelde şahsi kullanım için olduğundan daha büyük bir topluma hizmet verememektedir. İleride daha çok yerel yönetimin kamusal kullanım için şarj istasyonları kurulmasına destek vereceği beklenmektedir. 5G TEKNOLOJİSİ 5G iletişim teknolojisinin çoğunu domine etmesi beklenmektedir. Akıllı şehirler alanı ise 5G’nin kullanılması için niş bir bölge olarak göze çarpmaktadır. Yüksek hızlı hizmet sensörler için daha iyi destek sağlarken IoT cihazları arasındaki iletişimi de daha hızlı seviyelere yükseltecektir. Halihazırda kullanılan güvenlik kamerası gibi cihazların daha sorunsuz çalışmasını sağlarken otonom cihazlar gibi yeni teknolojilerin de çalışmalarına destek olacaktır. SİBERGÜVENLİK Bağlı cihazların kullanımının hızlı büyümesi ve üretilen bilgi ile analizlerin artması ile siber ataklar konusundaki endişe artmaktadır. İşletmeler ve yerel yönetimler IoT teknolojilerini korumanın daha güvenli yollarını aramaktadır. Bazı devletler tarafından bu konuda bazı teşvikler verilmekte, devlet bilgilerinin korunmasının yanında, tüm kişilerin ve işletmelerin siber ataklardan korunması için eğitim ve kaynak verilmektedir. 2018 yılında da bu çalışmaların artacağı beklenmektedir. BLOCKCHAİN Siber güvenliğin artırılmasının bir yolu da blockchain teknolojisinin kullanılmasından geçmektedir. Blockchain ile paylaşılan bilgiler daha güvenli kabul edilmektedir. Blockchain’i akıllı şehirlere entegre etmek  tüm şehir hizmetlerini birbirine daha iyi bağlarken güvenliliği ve şeffaflığı da sağlamaktadır. MİKRO TAŞIMACILIK 2017’de taşımacılık acentaları, daha önce rakibi olarak gördükleri araç paylaşım uygulamaları ile ateşkes yaptı. Taşımacılık yetkilileri talep üstüne sağlanan, esnek yapılı araç paylaşımı ve bir kaç mikro taşımacılık uygulaması ile partnerlik kurarak taşımacılığın temellerini genişletti. Bazı insanlar mikro taşımacılık sistemlerini yaşlı ve engelli vatandaşlar için geleneksel taşımacılıktan daha iyi ve mobil bir seçenek olarak görüyor. Bu durum da bu yıl sistemlerin genişlemesine ve daha çok ilgi çekmesiyle sonuçlanacak gibi görünüyor.    
İnovasyon Kültürü Oluşturmak
Corning'in Silikon Vadisi Teknoloji Şefi 40 yıllık tecrübeye dayanarak uzun vadede yaratıcı kalmayı paylaşıyor. Yenilik için olağanüstü bir zaman. Teknolojik değişim ve sanayi dalgalanmaları hızlanıyor. Dijital bilgi ağları, daha önce hiç olmadığı şekilde bireyleri, organizasyonları ve ulusları birbirine bağlıyor. Fırsatlar örgütsel sınırlar boyunca fikir alışverişinde bulunmak ve yenilikçi dürtüleri güvence altına almak gibi büyüdükçe, kurumsal Ar-Ge’yi rönesans gibi görüyoruz. Bir zamanlar Bell Labs ve PARC (bir Xerox şirketi) gibi kurumlarda bilimsel yeteneklerin konsantrasyonları inovasyon durağını yönetti ancak birçok şirketin Ar-Ge birimi, maliyet baskısı nedeniyle onları daha az çekilebilir hale getirdi ve dijital devrim, küçük kuruluşlara büyük yenilik katkıları sağlamasına ışık tuttu. Son zamanlarda, Amazon, Google ve Microsoft gibi teknoloji liderlerinde yeni nesil kurumsal Ar-Ge santralı ortaya çıkıyor. Örneğin, yapay zekanın gelişmesi, bu liderler için yeni bir yenilik fırsatları seti yaratmaktır. 'Yenilikçilik ebeveynliği' uygulaması yapın Yenilikçi kültürler bir felsefe ve bir tonla başlar - klasik ebeveynlik tavsiyesine benzer şekilde, çocuklar "kökler ve kanatlar" a ihtiyaç duyarlar. Yenilikçi bir liderler, yaratıcı insanları; organizasyonun hedefleri ve temel odağı için hesap verebilirlikle donatırlar. Sonra onlara bu parametrelerin hizmetinde çalışmalarını yapmak için geniş bir takdir yetkisi verirler. Bütçeye ve son başvuruya ilişkin çok fazla düşünmek, fikirleri yere indirmeden önce öldürür. Bu güven, bir inovasyon kültürünün oluşturulmasına yardımcı olur. Hiyerarşiyi engelleyin Yenilikçi kültürü yetiştirenler, yenilikçilerin çoğu zaman yaratıcılığı engelleyen ve hiyerarşileri atlayacak şekilde örgütsel alanı açarak güçlendirirler. Mantıksızı cesaretlendirin Çoğu şirket, alışılmadık düşünceyi değerlendirebilir, katılımcılara beyin fırtınası yapmakta kötü bir fikir bulunmadığından ve onları kutunun dışında düşünmeye çağırdığından emin olurlar. Ancak bazı durumlarda gerçek anlamda pratikten değil, potansiyel rekabet tehditlerini ortaya çıkarmak için senaryo planlama egzersizleri yaparken de teşvik etmelisiniz. Hazımsızlık yüzünden ölmeyin Konvansiyonel bilgelik, örgütlerin iyi fikir ve projelerde eksiklik yüzünden açlıktan ölmesini öngörür. Gerçekte, hazımsızlık yüzünden ölme ihtimalleri çok daha yüksektir. Yetersiz personel çalıştıran projeler, daha az ihtimalle teslim edilmesini sağlar. Dış ilişkileri geliştirin Kurumun sınırlarını aşan ilişkiler, bilgi edinmek ve dağıtmak için çok değerlidir. En iyi ve en hızlıyı işe alın Hiçbir kültür, büyük insanlar olmadan yenilikçi olamaz. Ar-Ge kuruluşlarının belirli bir proje üzerinde çalışmak üzere üst düzey bir bilim adamı tutması söz konusuydu. En çeşitli beceri setlerine sahip olanlar için günümüzün ateşli rekabetinde, bu sınırlı yaklaşım onu kestirmemektedir. Bunun yerine Ar-Ge liderleri, birden fazla projeye katılmak ve gerektiğinde bir başkasına geçmek isteyen kişileri işe almalıdır.
DUYURULAR
GENÇ TÜRKİYE ZİRVESİ 2017
Genç Türkiye Zirvesi 2017 “Dijital Dönüşüm ve Güçlü Türkiye” ana teması ile Türkiye’nin 81 ili ve 165 ülkeden 3 bin öğrenci, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde buluştu. Güçlü Gelecek İçin Dijital Dönüşüm Zirveyle eş zamanlı gerçekleşen, teknoloji ve inovasyon, hızlı tüketim ürünleri, hobi ve eğlence, yurt dışı eğitim ve dil okulları, yayınevleri gibi birçok sektörün yer aldığı GTZ Gençlik fuar alanında sergilenen teknoloji ürünleri ve robotlar da gençlerin ilgi odağı oldu… ‘Dijital Dönüşüm ve Güçlü Türkiye’ ana temasıyla Türkiye’nin 81 ili ve 165 ülkeden 3bin öğrenciyi buluşturan zirvenin ilk gününde konuşan T.C. Kalkınma Bakanı Lütfi ELVAN, ‘Kalkınmış bir Türkiye hedefliyoruz. 11. Kalkınma Planını tasarladığımız önümüzdeki süreçte Türkiye’nin                                                                                                               bölgesinde lider olabilmesi için eğilimleri yakalamayı                                                                                                                 önemsiyoruz.’dedi. Zirvede konuşan PTT Genel Müdürü Kenan BOZYİĞİT gençlere yeni personel alımı yapılacağının müjdesini verdi. ‘Bu yıl içerisinde 40bin çalışana 5bin çalışan daha ekledik. 2018’de 12bin kişi daha alacağız’ dedi. Zirvede dünyanın ilgilendiği STEM+A ve eğitimde Dijital Dönüşüm konusunda Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sencer Çorlu’da konuyla ilgili gençleri bilgilendirdi. Zirvenin stratejik ortakları arasında T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi yer aldı. Gençlerin girişimcilik ekosistemine ait merak ettikleri ile ilgili düzenlenen Start Small oturumlarında, başarılı girişimcilerin hikayelerine de yer verildi. GTZ AKADEMİ ÖDÜLLERİ sahiplerini buldu. GTZ Akademi Ödülleri; Hizmet ve eserleriyle, kültür, sanat, teknoloji, bilim, sanayi ve ekonomi hayatına önemli katkılarda bulunan, Türkiye’nin kültür ve sanatının yüceltilmesi için çalışan kişilerin veya kurumların başarılarını vurgulamak, onları motive etmek ve onurlandırmak amacıyla gerçekleştiriliyor. 2017 yılında da 11 farklı kategoride 10’larca aday, binlerce kişi tarafından oylanan ödüller sahiplerini buldu. Genç Türkiye Zirvesi 5. yılında etkinliğe yeni bir soluk getirerek GTZ Gelecek Atölyesini oluşturdu. Atölye kendi içerisinde Tasarım Odaklı Düşünme Laboratuvarı, Maker Hareketi Laboratuvarı, Gelecek Laboratuvarı ile üç ana bölüme ayrıldı. Bu yıl Genç Türkiye Zirvesi 2017’yle eş zamanlı olarak, eğitimden, kariyere, eğlenceden teknolojiye gençlerin tüm istediklerine cevap verebilecek www.gencturkiye.net de yayın hayatına merhaba dedi.
İş Geliştirme ve Proje Fikir Havuzu Oluşturma Ortak Akıl Konferansı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı ile gerçekleştirilen İş Geliştirme ve Proje Fikir Havuzu Oluşturma Ortak Akıl Konferansı'nda sağlık hizmetlerinin uluslararası standartlara getirilerek bașarı stratejilerin belirlenmesi ve bu kapsamda yapılan mevcut çalıșmaların değerlendirilmesi ile birlikte fikirlerin ortaya çıkması amaçlanarak gerçekleştirilmiştir.
Toplu Ulaşım Yönetim Sistemi Performansa Dayalı Hakediş Modeli Çalıştayı
İETT tarafından gerçekleştirilen Toplu Ulaşım Yönetim Sistemi Performansa Dayalı Hakediş Modeli Çalıştayı'na İstanbul ulaşımına yön veren ve farklı ulaşım hizmetlerini farklı vizyonlarla sunan ulaştırma firmalarının temsilcileri katılmıştır. Üç farklı oturumda gerçekleştirilen çalıştayda katılımcılar mevcut hakkediş sistemi ile bu sisteme alternatif olabilecek yeni hakkediş sistemleri hakkında bilgi karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmuşlar ve yeni bir hakkediş sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda çeşitli fikirler öne sürmüşlerdir.
ÇÖZÜMLERİMİZ
Ürün Standartları
Meyve - sebze gibi taze tüketilmesi gereken ve ortalama ömrü oldukça kısa olan gıda ürünlerin tedarik zincirleri boyunca dikkatli olunması gereken çok sayıda faktör vardır. Bu ürünlerin yetiştirildiği yerden sofralara gelene kadar uzun bir süreç geçmekte ve yapılan bazı hatalardan dolayı israf, yüksek fiyat ve kalitesiz ürün gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Hataların başında müstahsil (üretici), tüccar, komisyoncu, toptancı, taşımacı, perakendeci ve tüketicilerin yanlış tutum ve davranışları gelmektedir. Üreticiyi korumada yetersiz kalan mevzuat, soğuk yapılmayan taşımalar, yetersiz hal koşulları, yeterince adil olmayan ticaret yapısı sistem içinde yer alan tüm paydaşlara görevler yüklemekte ve yeni sistemlerin kurulmasına gerekçe oluşturmaktadır. Bu belirtilen sorunların çözümünde ve zincir içindeki verimliliği artırıcı eylemlerin başında ürünlerin ambalajları ve lojistik süreçler içerisinde elleçleme, taşıma ve kısa süreli depolama sırasında kullanılan kaplar en önemli yeri almaktadır. Zincirin sonunda bulunan tüketicilerin şikayetlerine bakıldığında büyük kısmının ambalajlanmayan yada hatalı ambalajlanan ürünlerden kaynaklandığı görülmektedir. Uygun tasarımlı bir ambalaj ürünü sarmalı, korumalı, tanıtmalı ve elleçleme ve taşıma operasyonlarını kolaylaştırmalı; böylece üreticiden tüketiciye kadar herkesi memnun etmelidir. Ambalajlar ürünün ağırlık, dayanıklılık, boyut, miktar, temin süresi vb. özelliklerine göre farklılık göstermelidir. Ürünü taşıma ve dağıtım sırasında oluşabilecek hem mekanik hasarlardan hem de kötü çevre koşullarından korumalıdır. Özellikle ihracat ürünlerinde mesafe ve süre uzadığından dolayı ambalajın istiflenebilirliği, neme karşı dayanıklılığı ve verimliliği artırma açısından ağırlığı daha ön plana çıkmaktadır. Bunların yanında ambalajın ürünü tanıtması, ürünün cinsi, menşei, markası, üreticisi, taşıyıcısı vb. hakkında bilgi vermesi gibi pazarlamaya dönük fonksiyonları da bulunmaktadır. Mevcut literatür ve uygulamalara bakıldığında sıkça kullanılan ambalaj ve kap türleri: paletler, sandıklar, plastik kasalar, sepetler, mukavva kutular, kağıtlar vb. olarak sınıflanmaktadır. Ürünlerin doğru kap türü seçilerek ambalajlanması sayesinde ürünlerin muhafaza ömrünün uzatılması, uzun mesafelerde daha etkin ve hijyenik olarak nakledilmesi, müşteri şikayetlerinin azalması ve ülke ekonomisinin daha verimli kullanılması gibi olumlu sonuçlar üretecektir. Bu noktada ürün ve ambalaj standartlarının belirlenerek, hem ürünlerin hem de ambalajların sınıflandırılması; sonrasında da bu sınıflar arası eşleştirme yapılarak sürecin standart hale getirilmesi kritik önem taşımaktadır. Dünya ve Türkiye’deki literatüre ve mevcut uygulamalara bakıldığında küresel çapta genel geçerlik gösteren bir standart bulunmamaktadır. Ülkelerin gıda ve standartlar üzerine çalışan kurumlarının ortaya koyduğu bazı standartlar ve coğrafya, iklim, ürün ve müşteri beklentilerini dikkate alan bazı çalışmaları mevcuttur. Ancak Türkiye’de de bu tarz çalışmalar ilgili bakanlık, enstitüler ve akademiler tarafından yapılsa da uygulamaya bakıldığında yeterli seviyede olumlu sonuç alınamamaktadır. İlgili paydaşların bir araya gelip ülke çapında ihtiyaçları ve sorunlu noktaları analiz ederek, rehber niteliğinde bir ürün ve ambalaj standartları dokümanı oluşturması stratejik bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır.
Erişilebilirlik
Şehir yaşamı içinde ulaşım hizmetinin kalitesi hareketlilik, sürdürülebilirlik, yaşanabilirlik ve dayanıklılık gibi kriterler açısından değerlendirilmektedir. Teknolojinin ilerlemesi, maliyetlerin düşmesi, inovatif yaklaşımların artması ve beklentilerin yükselmesi ile birlikte şehir sakinleri daha hareketli hale gelmekte; bu da toplu taşıma ve özel ulaşım araçlarına olan ilgiyi artırmaktadır. Bununla birlikte yukarıda belirtilen kriterler açısından yaya hareketleri ulaşımın her zaman belkemiği ve elenemeyecek bir aşaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Coğrafyası zorlu ve birim alana düşen nüfusun çok yüksek olduğu metropollerde yayalara yönelik aksiyonların önemi daha yüksek ve bir çok ulaşım probleminin çözümünde ilk sırada yer almaktadır. En kritik nokta ise yayalar ile araç trafiğinin kesiştiği yaya geçitleridir. Engelliler ve dezavantajlı gruplara has özel uygulamalardan ziyade herkes için ulaşılabilirlik bir ilke olarak kabul edilmeli ve en basit çözümlerden en stratejik kararlara kadar tüm kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak hedeflenmelidir. Her ne kadar lokasyona ve ihtiyaçlarına göre çözümlerin farklılık göstermesi doğal olsa da herkes için erişilebilirliğin sağlanamabilmesi amacıyla uluslararası kabul gören standartlara göre yaya geçitleri tekrar gözden geçirilmelidir. Mevcut durum envanteerleri çıkarılarak gerekli rehabilitasyon çalışmaları gerçekleştirilmelidir. Bir yaya geçidi denildiğinde yerel yönetim otoritesi içinde farklı ve çok sayıda birimi ilgilendiren aşama ve kısımlar bulunmaktadır. Elde edilen sonucun etkin olabilmesi için bu birimler arasındaki çalışmanın koordinasyon seviyesi artırılmalı ve ulaşılmaya çalışılan nokta tek elden yönetim olmalıdır. Yapısal ve işletmeye yönelik parametreler olan eğim, genişlik, aydınlatma, güvenlik kamerası, güvenlik elemanı, kullanılan malzeme uygunluğu ve kalitesi gibi tüm detaylarda güvenlik, konfor, çevrecilik, erişilebilirlik gibi temel kriterler esas alınmalıdır.
Akıllı Şehir
Büyük kentlerde yaşanan nüfus artışı, köyden kente yapılan göçler ve diğer nüfus dinamikleri, kent hayatında önemli değişimler yaratmaktadır. Şehir insanının talep ettiği hizmetlerin nitelik ve niceliğinin artması, bu hizmetlerin üretilmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların sınırlı olması, yönetimlerin büyük problemlerle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Özellikle su, hava, doğal kaynakların kirlenmesi ve tükenmesi, karbon ayak izinin giderek büyümesi, trafik sıkışıklığı, gürültünün artması, evsel ve sanayi atıkların yarattığı sorunlar, şehir yönetimleri ve daha büyük ölçekte, devletlerin ana sorunları arasındadır. Akıllı şehirler konsepti; insan gücü, doğal kaynaklar, yönetim yeteneği ve kapasite planlama çalışmalarının gelişmiş teknolojilerle birleştirilmesi suretiyle temel problemlerin çözülmesini ve şehir hayatının optimize edilmesini amaçlayan tüm çabaları ifade etmektedir. Bu konsept yukarıda bahsi geçen tüm sorunların çözülmesine yönelik çalışmalarla zenginleşmektedir. Kilitlenme noktasına gelen trafiğin tek bir merkezden yönetilmesi suretiyle yol ve araç kapasitesini yönlendiren sistemler, insan gücü gerektirmeyen elektronik denetleme sistemleri, hava kirliliğini ölçen ve yöneten sistemler, kentin su yönetimini sağlayan sistemler, elektronik güvenlik sistemleri, uzaktan sağlık sistemleri gibi teknolojik çözümler akıllı şehirler teknolojilerinin çalışma alanları içinde yer almaktadır. İstanbul genelde ise tüm büyükşehirlerin ortak sorunları aynıdır. Sürdürülebilirlik konsepti içinde ihtiyaç duyulan tüm ürün ve hizmetlerin ortaya çıkması için odaklanmış, uzmanlaşmış, geniş bir işbirliği kapasitesine sahip, teknolojiyi çok iyi kullanan ve dönüştüren bir organizasyon yapısına çok önem verilmelidir. Akıllı Şehirler Konsepti üzerinde çalışmak; çok farklı yetkinlik alanlarını bir araya getirmeyi, multi disipliner bir çalışma anlayışını benimsemeyi, değişik teknolojileri kullanma becerisine sahip olmayı ve tüm bu parçaları optimal bir şekilde bir araya getirip yönetmeyi gerekli kılar. Şehir yöneticilerinin yönetim yetkinliği, yönetim kapasitesi, insan kaynağı ve geçmiş birikimleri; akıllı şehirlerin stratejik tasarımı, planlanması ve hayata geçirilmesi bakımından çok yüksek öneme sahiptir.
Savaşın beş kuralı vardır: Ölçme, değerlendirme, hesaplama, kıyaslama ve zafer.
Sun Tzu
Bir akıl iyidir; ama iki akıl daha iyidir.
Anton P. Çehov
Karşılaştığınız sorunu sadece eleştirirseniz iki katına çıkar, düşünmekle kalır iseniz yerinde sayar, fakat soruna çare bulursanız, sorun olmaktan çıkar
Robert Browning
İnatçı bir problem yalnızca alışılmış çözümlerin dışına çıkılarak halledilebilir
Alan Moore